Yapay zekâ çağını destekleyecek veri merkezlerine küresel sermaye büyük ilgi gösteriyor. 2030’a kadar bu alana 3 trilyon dolardan fazla yatırım yapılması bekleniyor. Meta, Elon Musk’ın xAI şirketi ve OpenAI gibi teknoloji devleri, yüz milyarlarca dolarlık projelerle güçlü süper bilgisayarlar ve yapay zekâ altyapısı kuruyor.
Ancak hızlı büyüme borç riski, enerji tüketimi ve aşırı kapasite endişelerini de beraberinde getiriyor. Büyük teknoloji şirketleri, veri merkezlerini genellikle kendi nakitleriyle finanse ederken, özel sermaye fonları, banka kredileri ve tahviller devreye giriyor. Bu projelerin yüksek maliyeti ve teknolojinin hızlı eskimesi, yatırımcılar için önemli bir risk oluşturuyor.
Sektörde “ihtiyaca özel inşa” (build-to-suit) modeli hızla yayılıyor; Oracle ve Meta gibi şirketler, veri merkezlerini uzun vadeli kira ve kapasite garantileri ile güvence altına alıyor. Özel sermaye ve büyük bankalar, yüksek riskli projelere bile finansman sağlayarak sektörü büyütüyor. Ancak bazı tesisler teknolojinin hızla eskimesi nedeniyle kısa sürede değer kaybedebilir.
Veri merkezi yatırımları, yalnızca yapay zekâ talebine değil, aynı zamanda enerji altyapısı ve özel çip tedarikine bağlı olarak şekilleniyor. Microsoft ve Amazon gibi devler riskleri absorbe edebiliyor, fakat küçük ve orta ölçekli şirketler için finansal yük ve operasyonel riskler ciddi bir tehdit oluşturuyor.







